23 Kasım 2009 Pazartesi

İşte geldim buradayım...

Büyük ölçüde iyileşerek geldim :) Bol bol D vitamini, C vitamini, ekinezya bitkisi tozu kapsülü depolayrak ve yatmaktan dolayı bir bel ağrısıyla geldim. İki gün yürüyeyim birşeyim kalmaz, o da geçer. Çok güzel havalar burada. 25 derece ve çok yakıcı bir güneş var. Boşa gitmesin diye aldık güneşi derimizden içeri, güneş giren cilde doktor gerekmez düşüncesiyle. Arada alışveriş merkezi de gezdik, gezmedim değil.



Bayram moduna da giriyoruz yavaştan. Çikolatalarımızı aldık, unutacağımız biryere sakladık :) Unuttuk onları, aslında yokh saydık :) Arada yokh saymak zorundayız çünkü 1000 gram daha verdim. Toplam 9000 gram oldular, gittiler el salladım. Bayramlık hırkamı, rujumu ve kolyemi aldım, yatağımın başına koyacağım günü bekliyorum :p

Şimdi bayramdan sonra gideceğim Kızılcahamam kampına odaklandım tamamen. Bilin bakalım neden gidiyorum?

a) Pembeler Partisi lideriyim aslında ben. Partimi topladım, parti vericem kampta.
b) Fiziksel bir rahatsızlığım yok çok şükür ama kaplıca güzel birşey gibi geldi bana.
c) Sevgilimi özledim. O'nu da görebilirim.
d) Hamam bahane, havuz ve spor şahane.

Kızım sana söylüyorum, blogcanım sen tahmin et.

Ayh.. İnsanın kendini iyi hissetmesi ne güzel :)

**Fotoğraf şuradan alınmıştır.

19 Kasım 2009 Perşembe

böhü, öhü, hü, ü...

Durum Raporu:
Giderek daha az konuşuyorum. Sesim hafif kalın, yada kulaklarımda problem var.

Gözlerimi şiş gibi hissediyorum, o halde şişler..

Ve giderek burnum daha çok akıyor ya da bana öyle geliyor...

Burnum aktığı için başımda ağrıyor. Beynimin yerinde pamuk filan var gibi.

Grip değilimdir ben canıım diye kendimi avutuyorum. Dinlenince geçecek dimi? :(

Ateşim yok, hiç olmadı neyse ki. Tek başarım bu.

Genel olarak uykum var, ilacın yan etkisi olsa gerek.

Bu kadar :)



Bir de seni özlüyorum blog. Yazamayınca bi garip hissediyorum. Arada blogcanlarıma bakıyorum. Çok uzun süre oturamayınca (başımı tutamıyorum) çok yorum yazamadan ayrılıyorum bilgisayarın başından. İşte böyle. Özlüyorum...

Bir de eskiden grip olup ateşimden acillik olduğumda doktorun bana söylediğini söyleyeyim tam olsun. 'Doktorsuz 1 haftada ilaçla 7 günde geçer.' demişti. 4 gün gitti,3 gün kaldı. Çoğu gitmiş azı kalmış, mutlu olmalıyım. Pembe camlı gözlüklerimi takıp uzanayım ben :)

16 Kasım 2009 Pazartesi

evhamlı mıyım neyim?...

Gözlerim sulandı, yandı, başım ağrıdı gibi, hapşırdım, sonra geniz akıntım başladı, azıcıkta genzimde yanma olunca panikledim galiba ben. Alerjik rinit oldum herhalde dedim. Buhar makinemi çıkardım klima içimi kuruttuğu için. Farenjit bile olabilirim. Sonra gittim geldim A tipi gribin (diğer adını söylemeyelim totem olsun) belirtilerine baktım. Yok hiçbiri sanırım.

Ama arada içimden soruyorum kendime 'kollarım mı ağrıyor ne?, ayy bacaklarım neden acıyor yaa, ateşim mi çıkacak acaba soldan soldan çarpıyorum yine' diye. Sonra da içim geçmiş 15 dakika uyumuşum. Bir kalktım dipçik gibiyim :) Anladım ki psikolojik. Sonra yine koydum kendime teşhisimi. Saçlarını iyi kurutmadın sen, yel aldın :p, havada da esinti vardı, polen uçtu, az terlediydin falan filan derken avundum. Semptomlarım değişirse gideceğim doktora ama şimdilik gidip te çok steril olmayan ortamlara girmenin alemi yok değil mi? Hem hangi hastaneye gidilebilir ki? Bütün hastaneler sıra verir bir hafta sonrasına. Herkes hasta. Hem o zamana kadar iyileşirim. Ay pek bi optimist oldum, yaşasın :)



Tam yatıp dinlenirken her kanalda grip haberleri duymakta ayrı bir hava katıyor hasta psikolojime. Belirtmeden geçmeyeyim.

Geçmiş olsun bana yani blogcanlarım. Açılışımı yaptım bu mevsim ki. Görkemciğime de geçmiş olsun tekrardan. Damlocanım geçirdi bitti sanırsam. Kalan tüm blogcanlar iyi baksın kendisine. Allah hepinizi virüslerden, mikroplardan ve bakterilerden uzak tutsun. amin :)

**Fotoğraf şuradan alınmıştır.

ah ne güzel şarkımızsın sen Şıkıdım...

Kutucuğum 'acayip' diyince aklıma geldi. Açtım şarkıyı, kalktım oynadım vallahi :) Bugünün mutluluk reçetesi olsun bu şarkı.





*****Bu blogcanın, insanoğlunun kendi kendisini verimli kullanması konusunda tavsiyesi: Başkası olma kendin ol bebeem.

günün komiği...





Çok önemsenen bir bölge bu toto :) Sadece ebatı değil, rahatı bile önem arz ediyor. kihkihkih...

dağdan gelir dağ adamı, hasta eder sağ adamı...


Yani artık diyecek kelime bulamıyorum ben blogcum. Resmen sinir sahibi oldum, zorla. Yani hiç gözümde değillerdi ama yinede düştüler gözümden magmaya kadar.

Bizim şu komşulardan çektiğimizi çeken var mıdır, inan bilmiyorum. Kaprislisi, kendini bi b.k zannedeni, tescilli delisi, görgüsüzü (en hasından), manyağı, çatlağı, öküzü, iki yüzlüsü (en sinir olduğum), yalakası (ikinci sinir olduğum) ne çeşit ararsan hepsini gördüm. Acıdık katlandık acınacak duruma geldik. İnsanlara acınmayacak bu biir. Deli insan normal adamı hasta eder bu da ikiii.

O tescilli deliyi avuttuk, pohpohladık, yazık dedik, demek bunlardan delirmiş dedik ama bu seferde ikiyüzlü ve yalaka çıktı. Akli dengesi gerçekten yerinde değil, yalakalıkta sınır tanımıyor ama işte ben karşımdakini hala normal sandığım için çok üzülüyorum.

Amaan niye yazıyorum ki bu kötü şeyleri buraya. Off... :( O kadar sabrettim, hiç negatiflikleri yazmayayım dedim ama affet beni blog, burayı terapi merkezi gibi gördüm birden.

Aman be zıkkımın kökü dedim kendi kendime. Kendime dedim. Bu kadarcık insandan gördüğüm riyakarlığa bozuyorsun moralini, iş yaşamında ne yapıcaksın acaba diye de sormayı ihmal etmedim. Çok kazık yedin, devam da yersin sen bu saflıkla bebeğim dedim Şahikavari.

Öyle işte. Boşver be blog. Bu da geçer. Öğrenirim belki birgün.(Be dedim, auf wiedersehen.)

Başlığa takılma blogcanım. dağ adamı=deli olarak kabul edip bir daha bak formüle.

14 Kasım 2009 Cumartesi

çok şirin harekerler bunlar hoppaa...



Ben bugün çok şirin bişeyler yaptım. ı-ıh! cık! gösteremem. 'Ee peki niye yazıyorsun Pinky göstermeyeceğin şeyi?' diyorsun dimi? :D Yaa çok mutlu oldum yaptıklarımdan, ondaan :) Sevincimi paylaşıyorum anla beni.

Kaç gündür aklımda canlanan şeyleri yaptım, bitirdim sayılır. Bilmiyorum, görürsün belki ama şimdi değil. Zamanı var. Şimdi unutun tüm bunları. Ben aslında yoqhum anlıyor musun? :D Nihahahahah:D
Related Posts with Thumbnails