4 Haziran 2010 Cuma

unutmamalı, o güzel günleri...



Hani normalde de çok yoğun bir tempom yok ama geçen iki haftadan sonra bir kez daha anladım ki günleri unutmak, günde 10 kere bugün günlerden neydi diye bakmak çok büyük mutlulukmuş :) Unutkanlığın sevilecek bir tarafı bu.

Bu mutluluğu ilk defa lise bittiğinde yaşamıştım. O ilk yaz nasıl bir özgürlüktü, off... Hava aydınlanmadan uyanmak yok, kendini öğlen gelince uyursun diye teselli etmek yok, pazartesi sendromu yok :) Yok canım sadece okul için yaşamadım şu ana kadar bu sendromu. Kısa süreli bir iş içinde yaşadım. Geçti gitti ama yine gelecek biliyorum.

İşte yine bugün on dönüm bostan yan gel yat osman mutluluğu ve rehaveti içindeyim. Pazartesiden itibaren nasıl bir tatil yapmalıyım heyecanla hayal ediyorum :) Yazı özlemişim ya ondan bütün hayalim. Deniz için tam açılışı umarım pazartesi günü yapacağım. Sınav ve asansör muhalefetinden dolayı yeterince erteledim.

Darısı tüm tatil planları yapanların, günleri unutmak isteyenlerin başına.

2 yorum:

  1. nasıl güzel bir duygudur o pinkycim :) tembellik kadar kulağa hoş gelen bişey var mı :) tadını çıkar, neydi o sürekli ders ders..

    YanıtlaSil
  2. tatlı tembellikler bunlar değil mi Sedacım :)) işte tadını çıkarıyorum bende :)

    YanıtlaSil

susma! konuş hadi anlat şeker insan :)