28 Şubat 2011 Pazartesi

her akşam güneşin battığı yerden...

Çok güzel bir gündü o gün.

Hadrian Kapısı'ndan Kaleiçi'ne girmiştik.



Çok sevdiğim pembe eve götürmüştüm sevgilimi. Camında durup kuşları seyreden beyaz kedisini gösterecekken sadece kuş kafesini gösterebilmiştim.



Olsun, başka bir kedi çıktı önümüze.



Baktık bizim kafe tadilatta, gün batmadan başka kafenin terasına çıkıp oturmuştuk. Üstümüzden geçen renkli papağan sürüsüne şaşkınlıkla bakmıştık. {Geçen gün bir papağan Kaleiçin'de yine üstümden geçti, ben yine şaşırdım. Doğal hayatın içinde papağan görünce garip oluyor insan.}

Bir dahakine o yatta olalım ;)



Terastan sadece gün batımını değil, aşağıda olanları da seyretmiştik.







Sonra başka bir Kaleiçi gezimizde bir şey keşfetmiştik. Kaleiçi'nin hiç ummadığım uzak bir noktasında Cumhuriyet Meydanı'nda yapılan su gösterisinin müzikleri duyuluyordu sanki meydandaymış gibi. Başka yerlerinde değil sadece o sokaktaydı ses, enteresan.

8 yorum:

  1. çok özlenmiş sevgili çoookkkk! :)

    YanıtlaSil
  2. inşallah yakın zamanda tekrarlıycaksınız...o yatta da olucaksınız:)

    YanıtlaSil
  3. --> çook çoook Sibelcim :)

    --> inşallah Pofişim, çabuk geçsin zaman :)

    --> hem de nasıl Denizcim :)

    YanıtlaSil
  4. Az kaldı diyelim de hakikaten hemencecik azalsın geçsin günler;)

    YanıtlaSil
  5. yarısı bitti gitti bile Kelebeğim :))

    YanıtlaSil
  6. kar yağmış antalyaya öyle diollar?

    YanıtlaSil
  7. hıı ben de gördüm haberlerde ama orası Antalya'nın üst kesimleri Damnoşkam. buraya dolu şeklinde düşmüş ben uyurken, annem öyle dedi :)

    YanıtlaSil

susma! konuş hadi anlat şeker insan :)