17 Mart 2011 Perşembe

blog atmosferindeki pembeötesi ışınlar...

Uzuun bir süre sonra bloguma girebilmenin mutluluğu ve burukluğu var içimde. Kimsecikler yok gibi sanki. Ah böyle mi olacaktı bloglarımız, hayallerimize dokundular resmen.

Hala bitip bitmediğine dair şüphelerim var ama ben başlıyorum anlatmaya, girebiliyorken fırsatı kaçırmayayım.

Bloglar kapalıyken ben blogdan daha ötesine geçtim ve Pofişciğimi kanlı canlı gördüm :) Sınav için Ankara'ya gittiğim haftasonu Pofişimle buluştuk, konuştuk, bakıştık, gülüştük, çooook eğlendik ve çok sevdik birbirimizi. Öyle bir şey ki bu sanki ben Pofişi çok uzun zamandır tanıyormuşum da tekrar görmüşüm gibi :) O öyle tatlı, öyle sıcak, öyle neşeli...



Sevgilimi tanıdığımdan beri ilk defa o yokken Ankara'ya gittim. Onunla gezdiğim, anısı olan yerlerde onsuz olmak zor oldu ama Pofiş beni hiç yalnız burakmadı. Beni sınavımdan aldı, yemeğimizi yerken Kızılay'a tepeden baktırdı, evime bıraktı, yolda şarkılar dinledik, Yollarımız hiç kesişmemiş bu mart akşamı dışında dedik (^-^*)

Pofişe nişan hazırlığı için çok cici bir şey aldık, bana da bir pembe şemsiye aldık. Pembiş gözlüklerle baktık hayata. Aynı pembe gözlük bir gece bende kaldı yalnız kalmayayım diye. O nasıl bir şeker pembe gözlük.



Kızılay Starbucks'ta bize ayrılmış minik lobiye oturduk. Orada hep gözüm vardı zaten :) Ve tabiki "bloguma dokunma" diye mesajımızı yazdık Starbucks panosuna.



O kadar çok cümlemiz yarım kaldı ki ertesi gün tamamlamaya çalıştık :)

Çeyiz değerlendirmeleri yaptık, Pofiş'in pembe makinesiyle güzel güzel mağazalarda çekimler yaptık (*^-^*) Belki onları daha sonra gösteririm.



Haberlerde Ankara'ya kar yağacağını duymuştum ama ben gittikten sonra yağacağını düşünmüştüm. Gideceğim günün sabahına karla uyandım. Önce sulu kardı, sonra biraz normalleşti (sanki çok biliyormuşum gibi) ve sonra yine sulu oldu, birikmedi. Sadece Ankara'nın yüksek kesimlerinde yere birikmiş kar görebildim. Üstüme sadece uçağa binerken yağdı. Ama gördüm en nihayetinde. Ankara'da hayat felç olmadan, hoplaya zıplaya (hem sevinçten, hem bitmeyen türbülanstan) evime döndüm.

Çooook mutlu bir haftasonu geçirdim. Pofişime çoook teşekkür ederim tekrar tekrar...

Seviyorum Ankara'yı (*・_^)ノ⌒*

7 yorum:

  1. oohhh, kavuştuk tekrar :)

    pembe gözlüklerle ne güzel şeylere bakmışsınız öyle :)))

    YanıtlaSil
  2. kuzum benim! altına yazmasan kimin kim olduğunu karıştırcaktım valla. saçlarınız yakıoo valla ikinizin de!

    YanıtlaSil
  3. --> şükür kavuşturana Sibelcim yaa. pembe gözlük güzel baktırıyor vallahi :)

    --> Damnoşkam ilk kolajı Pofişin blogdan çaldım :) sen de yakarsın, kap gel saçlarını bir foto çekelim kuzum :))

    YanıtlaSil
  4. Güzeller sizi,süpersiniz;))

    YanıtlaSil
  5. süper pembeleriz biiiz ;) sen de süper Kelebeğimizsiin :))

    YanıtlaSil
  6. neler neler yazılmış neredeyse okuyamıyacakmışım bunları ben :(

    güzel geçmiş belli..
    kıskandıracak kadar milleti ;)

    YanıtlaSil
  7. hep yasak yüzünden :( işte biz de biraraya gelip protesto ettik yasağı böyle Seyhancım :D komşu çatlatan türden bi buluşma :P

    YanıtlaSil

susma! konuş hadi anlat şeker insan :)