4 Temmuz 2011 Pazartesi

ben bir sahafseverim...

Geçenlerde annemle sahafları gezdik. Aslında geziş amacımız benim ciltli eski kitap arayışımdı. Hem okuyacağım hem de kütüphaneme koyabileceğim kitaplar almak istiyordum, Ankara'dan 1, buradan 2 tane aldım. Eylemlerimin devamı gelecek.



Tabi sahaf gezerken eski eşyalara da kaydı dikkatimiz. Kimbilir kimlerindi bu dantel ve mandolin. Ören bayan ne hevesle örmüştü de çerçeveletmişti. Ne şarkılar çalmıştı mandolinin sahibi. Dili olsa da konuşsa diye düşünüyor insan.




Sonra başka bir sahafın kapısında kitapları karıştırırken elime ilk gelen kitap bu oldu. Değiliim, panik atak değilim artık komşular.


Bir başka ve gördüğüm en güzel, en büyük sahafın önünde bu tatlı kedicikler vardı.


Kedilerden sonra bizi Çiko karşıladı. Eski fotoğrafları gören Çiko biraz hüzünlenmiş, ağlamış. Ağlama Çiko...


Bu kocaman sahafın adı İltem Antik. İçinde yok yok, yer gök kitap ve her türden kitabı, dergiyi, çizgi romanı bulmak mümkün. Bir bölümüdeyse eski eşyalar var. Ben az fotoğraf çekmişim o yüzden pek belli olmuyor büyüklüğü. Ama zaten anlatılmaz yaşanır burası.


Ehliyet almak için koşturduğum, sanayide çalışacakcasına motor dersiyle ilgilendiğim şu günlerde bu pratik otomobilcilik ve seyrüsefer kitabı çok ilgimi çekti (^_^*)



Bir sürü koridoru var ve kitap sarhoşu ben kaybolabilirdim burada. Bir bölümünde bir masa sandalye vardı {orayı çekmeyi unutmuşum} sahibi orada emekli bir amcanın eskimiş, dağılmış gelen kitapları onardığını söyledi. Amcayı göremedik tabi onun çalışma saati dışında gittiğimiz için. O amcanın işine çok heveslendim ben :)


Bu bölümde eski gazeteler var. Sahibinin söylediğine göre Cumhuriyet gazetesi yapacağı müze için buradan gazeteler almış.


Bu bölümdeyse osmanlıca kitaplar vardı. Bazılarının kapaklarına ve sayfaların tümünün birleşmiş yüzlerine ebru yapmışlar, çok güzeldi. Ayrıca ellerinde el yazması kitaplar da varmış ama buraya getirmiyorlarmış.

Eski plaklar, posterler herşey vardı, müze gibiydi.



Çok sevdim bu tarih kokulu sahafı. Aslında arada önünden geçtiğimiz bir yerde bu sahaf ama hiç içini gezmemiştik. Annem birkaç sene önce kapısında eski bir balıklı hamam tası görmüş, nostalji yaşamıştı  :) Onu yine aradı gözümüz ama satılmış sanırım.

Burası benim olsa hiçbirini satmaya kıyamamki.

Ayrıca bir de şunlara bakalım tık tık...
İşte burda da benim masam.

11 yorum:

  1. tüm bunları bir araya getirmek bile başlıbaşına zevkli bir iş... :)

    YanıtlaSil
  2. geçen sene sahaf festivalinde kendimi kaybetmiştim :)
    sonra anladım ki ben eski kitap okuyamıyorum :)))))
    alırken yıpranmamışları seçtim ama bi kaç tane eski çok eski kitap aldım. o kitaplar sahaflardan aldığım en sevmediğim kitapalr oldu.
    her okumadan sonra ellerimi yıkamam da cabası :)))

    YanıtlaSil
  3. --> yaa Sibelcim o aşama da çok zevkli olsa gerek :)

    --> ben konusundan dolayı çok sevdim kitaplarımı Seyhancım hatta bir tanesi hiç bitsin istemiyorum, bahsedicem bir ara. hahaha aynen o el yıkama bende de gelişti :))) aldıktan sonra o kadar da temizledim halbuki ama işte bilinçaltı.

    YanıtlaSil
  4. offff çok kıskandım.benim de istanbuldaki sahaflar çarsına gdesim çok. hatta sırf günü birlik istanbula bile kaçabilirim. eski kitabın kokusu, dokunuşu hissiyatı bambaşka. eski demek de anlamsız asıl yeni ilk kitaplar ilk basım ilk heyecan ahhhh

    YanıtlaSil
  5. öyle ya yeni kitap onlar Tarihcim. ilk heyecan sahiden :) mis gibiler. ben de İstanbul'dakileri gezmek istiyorum hatta Seyhan gibi sahaf festivaline gitmek istiyorum. buranın sahibi İstanbul'dan gelmiş Antalya'ya ve Türkiye'deki en büyük sahaf olduğunu söyledi buraya da gelebilirsin ;)

    YanıtlaSil
  6. çok güzel bir yermiş ya! koridorlarında kaybolmak, içinde erimek istiyor insan :) gerçekten satmaya kıyamazdım ben de! kitapların dokusuna bayıldım.antalya'ya gelirsem mutlaka uğrayacağım buraya pinkycim :) iyi ki adını vermişsin sağol :)

    YanıtlaSil
  7. Teoride güzel de pratikte ben de Seyhan gibi düşünüyorum. İyi okumalar Pinkycim.

    YanıtlaSil
  8. böyle zevkle yapacağım bir işim olsun istedim.

    ne güzeldir kokusu gerçekten.

    eski gazetelerden Pinky bence güzel işler çıkarır;))

    YanıtlaSil
  9. --> evet evet erimek istiyor insan çok doğru ;) tam merkezde bir yer gelirsen mutlaka görmelisin Unicorncum, kaybolursun, kendini kaybedersin :)

    --> teşekkürler Joeycim :)

    --> belki birgün bizim de olur Kelebeğim benim hep hayalim pembe beyaz puantiyeli bir kitapçı dükkanı açmak :D insan kıyamazki o gazetelere kuzum müze yapsınlar oları okuyalım neler biz olmuş eskiden :)

    YanıtlaSil
  10. bir daha ki hayatımda, sahaf olcam.
    yani sahaf sahibi değil. sahafın kendisi.

    YanıtlaSil
  11. ama senin hayalin daha güzel, kıskandım ben :)

    YanıtlaSil

susma! konuş hadi anlat şeker insan :)