14 Ekim 2011 Cuma

festival filmlerine devam...

Festival içinde gittiğimiz 3. film Can.

Can. aah Can! Filmin Yönetmeni, Senaristi, Yapımcısı Raşit Çelikezer'in de yöneltilen soruyu onayladığı gibi tam bir yeşilçam senaryosu. Bulmaca gibi bir kurgusu var, flashbackler oldukça yoğun. O bulmacayı çözünce, parçaları birleştirince bir hııı diyor insan ve daha çok filmin içine giriyor.

 Yönetmen-Senarist-Yapımcı: Raşit Çelikezer Oyuncular: Yusuf Berkan Demirbağ


 Serdar Orçin
 Serhat Nalbantoğlu

 Selen Uçer, Erkan Avcı

Biribirini severek kaçıp İstanbul'a gelerek evlenmiş olan Ayşe ve Cemal bir süre sonra çocuk sahibi olmak isterler ama normal yollardan çocuk sahibi olamazlar ve başka yollara başvururlar. Ama seçtikleri bu yol onlara istedikleri mutluluğu getirmez. Bilmem, belki de bazılarına getirir.

Dün Nar ve Zenne'nin günüydü ve en güzel gün dündü. Her iki filmi de çok beğendik ve zaten festivalde en çok adı geçen fiilmler bu ikisi.

Önce Nar'ı izledik. Ümit Ünal'ın gösterileceği gece heyecandan uyuyamadığı film Nar. Uyuyamadığı kadar var, ben de böyle bir film çeksem uyuyamam. Film psikolojik gerilim türünde ve tek bir mekanda geçiyor. Psikolojik gerilim dedim ama yer yer gerilimi oldukça yumuşatan bir mizahı da var. Film de bir kadının kendi adaletini araması anlatılıyor. Ve bu kadın adaletini ararken başka bir kadının gerçekleri görmesini sağlıyor. Gerçekler yüzüne çarpıldığında ise büyük sandığı küçük dünyasında sevdiği insanın başka bir yönünü görüyor ve onun vicdanını sorguluyor. Ve narın kabuğu çatlıyor.

"Hepimiz nar taneleri gibi birbirinden ayrıyız: Hem çok benzeriz, hem de çok farklıyız. Ama açılmamış bir bütün nar gibiyiz aynı zamanda." diyor Ümit Ünal filmin adının neden Nar olduğunu tanımlarken.


Yönetmen ve Senarist: Ümit Ünal  Oyuncular: Serra Yılmaz, İdil Fırat, İrem Altuğ, Erdem Akakçe

Oyuncular gerçekten çok başarılıydı, özellikle Serra Yılmaz ve Erdem Akakçe. Serra Yılmaz yurtdışında tiyatro oyunu olduğu için gelememiş.

Ve son olarak Zenne'yi izledik. Zenne belgesel yapılacakken film olmuş ve The Independent'ın “Türkiye'nin ilk gay namus cinayeti” olarak haber yaptığı; eşcinsel olduğu için babası tarafından öldürülen Ahmet Yıldız'ın hayatından esinlenilerek yazılmış bir film. Ahmet Yıldız aynı zamanda yönetmenlerin arkadaşı. Filmde sadece tek bir karakterin hayatı anlatılmıyor. Birbirine benzemeyen bir üçlünün dostluğu anlatılıyor.

"Dürürstlük bazen öldürür." diyorlar, çok doğru.

Galada öyle güzel bir tepki aldı ve kabul gördü ki bu film; film ve jenerik bitip ışıklar açılıncaya kadar ve daha sonrasında ayakta alkışlandı. Ekip çok memnun, seyirci etkilenmiş bir şekilde söyleşi alanına geçti.


Yönetmenler: M. Caner Alper, Mehmet Binay

Oyuncular:  Giovanni Arvaneh, Kerem Can,

Rüçhan Çalışkur, Erkan Avcı, Tilbe Saran

Ünal Silver, Tolga Tekin

İşte böyle güzel bir haftanın ve festivalin sonuna geldik. Ve şu anda ödül töreni devam ediyor. Hadi bakalım hak eden kazansın. Siyad üyeleri tahminlerini yapmış ama bakalım jüri neye karar vermiş.

3 yorum:

  1. ne güzel anlatmışsın pinky. gerçekten. belki de hiç dikkatimi çekmeyecekti bu filmler. ama şimdi ben de izlemek istiyorummm..
    festival insanı ;)

    YanıtlaSil
  2. Narı anlatan cümle beni çok etkiledi hepimiz nar gibiyiz..

    öyle güzel anlattın ki keşke orada olsam da birlikte izleseydik dedim;)

    YanıtlaSil
  3. --> anlattığıma sevindim bak şimdi. hepsi izlemeye değer filmler Seyhancım ;)

    --> bir de film Birhan Keskin'nin Penguen 2 şiirinin son kıtasıyla başlıyor ki o da çok etkileyici canım.
    "Dürtme içimdeki narı, üstümde beyaz gömlek var…"
    filmdeki bir karakteri anlatıyordu adeta.

    keşke Kelebeğim. çok keyifli bir şey bu festival, senin de görmeni isterdim :)

    YanıtlaSil

susma! konuş hadi anlat şeker insan :)