28 Şubat 2011 Pazartesi

her akşam güneşin battığı yerden...

Çok güzel bir gündü o gün.

Hadrian Kapısı'ndan Kaleiçi'ne girmiştik.



Çok sevdiğim pembe eve götürmüştüm sevgilimi. Camında durup kuşları seyreden beyaz kedisini gösterecekken sadece kuş kafesini gösterebilmiştim.



Olsun, başka bir kedi çıktı önümüze.



Baktık bizim kafe tadilatta, gün batmadan başka kafenin terasına çıkıp oturmuştuk. Üstümüzden geçen renkli papağan sürüsüne şaşkınlıkla bakmıştık. {Geçen gün bir papağan Kaleiçin'de yine üstümden geçti, ben yine şaşırdım. Doğal hayatın içinde papağan görünce garip oluyor insan.}

Bir dahakine o yatta olalım ;)



Terastan sadece gün batımını değil, aşağıda olanları da seyretmiştik.







Sonra başka bir Kaleiçi gezimizde bir şey keşfetmiştik. Kaleiçi'nin hiç ummadığım uzak bir noktasında Cumhuriyet Meydanı'nda yapılan su gösterisinin müzikleri duyuluyordu sanki meydandaymış gibi. Başka yerlerinde değil sadece o sokaktaydı ses, enteresan.

23 Şubat 2011 Çarşamba

biz size geldik mimlendik...


Unicorn'cuğum beni güzel bir mimle mimlemiş :) Uzun zamandır da mim yazmamıştım, hemen yanıtlayıverdim.

1- Gün içinde eğer gerçekleşirse şok geçireceğin şey:

Bizim apartmanda kimse kapı kapatmayı bilmiyor ve sürekli alttan, üstten, karşıdan, daha alttan ve daha üstten güm! bam! diye sesler duyuyorum, yerimden zıplıyorum. Bir gün kapıyı çarpmadan kapatırlarsa kesin evlerine giren hırsızdır diyerekten şok geçirip yaygaraya vereceğim ortalığı.

2- Gördüğün zaman eğer almazsam uyuyamam dediğin şey:

Altının kenarları fiyonklu, straplez bir bikini
Pembe bir kuş

3- Uğruna diyetini bir kalemde bozduğun şey:

Teyzemin baklavası, su böreği.

4- Uğurun var mı, uğurun?

Uğurum değil ama duruma göre totemlerim var, şunu şunu yapmazsam, şunu şunu yaparsam olsun gibi.

5- Kendine en yakıştırdığın renk:

Siyah.

6- En sevdiğin takın:

Ahşap yüzüklerim ve ince gümüş bilekliğim.

7- Takıntın:

Aklıma gelen şeyi o anda hemen yapmalıyım. Alınacak şeyler için de geçerli, hemen gidip almalıyım.

8-Bavulum çoktan hazır, gitmek istediğim şehir, ülke?

Erzurum :)

9- Ben bu şarkıyı duyunca şakırım:

Ville Valo & Natalia Avelon - Summer Wine
Feridun Düzağaç - Cumartesi
ve dünkü favorim Tarkan - Ölürüm Sana

bu liste çok uzar...

10- Solunda ne var?

Telefonum
Kumandalar
Ders kitaplarım
Ve ufukta çiçeklerim

Bu kadaar.

Ve ben de bu mimi Görkisan ve Seyhan'a gönderiyoruuum.

20 Şubat 2011 Pazar

balkon bahçeciliğine devam...


şakayık



çuha çiçeği


İki gün önce aldığım şakayığım yavaş yavaş açılmaya başladı. Hep böyle kalsa keşke.

Komşu teyzenin hediyesi çuha çiçeğim güzel renkleriyle gülümsüyor sanki bana.

Çok seviyorum çiçeklerimi, bakarken içim coşuyor...

**Buraya da yazıyorum, birgün bir bahçem olursa her yerine pespembe çiçekler ekeceğim.

renkli rüyalar...



Sıfırladım, milat yaptım. Şimdi tam gaz çalışmam lazım. Tembelliği, nereden geldiği belli olmayan bu güveni bırakmam lazım.

Biraz dua, biraz moral, biraz temenni ve en çok sevgi...

Hadi bakalım rastgele!

15 Şubat 2011 Salı

Pinky'nin pembe macaronları...

Hiç aklımda yoktu, bir gün macaron yapacağımı düşünmemiştim işin doğrusu. Taa ki Görkisanım " macaron yapalım mı?" diyesiye kadar.

Sözleştik, malzemeleri hazırladık ve eş zamanlı bir macaron operasyonu gerçekleştirdik.

İyisi de oldu, kötüsü de. Kocamanları da oldu, eğrileri de. Eşleştirme oyunu oynadım bir süre :) Elimin alışması için sanırım daha çok pratik yapmalıyım.

İlk defa gıda boyası kullanan biri olarak gıda boyasını biraz fazla kaçırmış olabilirim. Elimi, dilimi boyamış olabilirim, hatta bu boyamadan dolayı yerken rahatsız olmuş olabilirim ama hiç biri lezzetini değiştirmez. Çok güzel oldu. Annem ve kardeşim çok beğendi. Test edildi, onaylandı ;)

Gelelim fırfırlı, etekli, son derece pembiş macaronlarıma.

Ta daaa!...








Voila ♥

Şuradaki tarifi bademli olarak uyguladım. Uzun süre toz badem bulamayınca ben de bu sitede anlatıldığı gibi tuzsuz bademi bir güzel rondoda çektim, eledim, tekrar çektim, eledim...

Sonuçta genel olarak memnun kaldığım bir macaron denemesi yaptım. Darısı Görkisan'la diğer denemelerimizin başına :)

9 Şubat 2011 Çarşamba

mektup...



Koca tabelada sadece mektubu çekmek ve ertesi gün sürpriz bir mektup gelmesi {tesadüf işte... aşk tesadüfleri sever ;) }, kalbin pır pır etmesi, gözlerin dolması... aah ah. Sevgilimi çok özledim...





Yazın sevgiliyle arabamıza atlayıp Antalya'yı dolaşsak. Bu araba bizim araba değil tabiki. Ama pembesi benim olsa fena olmazdı hani :) Kendimi bir dönem dizisinde hissederdim.




♥♥♥

4 Şubat 2011 Cuma

ne tatlısın Dr. Oetker...

Geçen ay Migros'ta gezerken gözüm Dr. Oetker'in Şambali tatlısına ilişti. İçinde irmik bulunan bütün tatlıların hastasıyımdır. Bir de küçüklüğümde sokakta şambali satan tatlıcı dedemiz vardı, o dedeniz tatlısı gibi yoktu. Her gördüğümüzde alırdık tıpkı meşhur tirmisci amcadan tirmis aldığımız gibi.

Neyse efendim işte markette hazır karışım görünce hemen aldık geldik eve. Ama açınca bir de ne görelim. Un karışımının içi topak topak olmuş, nem almış, hafif küfsü. Hemen bunu bildirmek için telefona sarıldım, Dr. Oetker'i aradım ama mesai saati dışında olunca sesli mesajımıza pazartesi geri dönebildiler. Biz de ürünü o haftasonu aldığımız Migros'a iade etmiş bulunduk. Bizden ürünü gelip almak istediler incelemek için ama onları iade ettiğimiz yere yönlendirdik. Dr. Oetker lezzetine ve kalitesine güvendiğim, çocukluğumdan beri alışık olduğum bir marka. Hatta kardeşim bile öyle alışık ki, mozaik pasta yapacağında başka puding aldırmaz. Ben kabartma tozunu ve vanilini bile başka marka aldırmam. Öyle severiz.

Sadece Dr. Oetker gibi sevdiğimiz bir markaya bu ambalaj zafiyetini yakıştıramayıp, üzülmüştük. Şikayetmizden dolayı ambalajlarını iyileştireceklermiş. Ve bize bir hediye paketi göndermişler ki Dr. Oetker kalbimizi bir defa daha çaldı.

Şambali tatlısı, truffe, tiramisu yap, antep fıstıklı puding, damla sakızlı vanilin, ve sıcak çikolata göndermişler.



Benim gibi pasta yapmayı seven birine tarifler de göndermişler :)



Ve bir de teşekkür mektubu...



Olur da bu yazıyı görürlerse Dr. Oetker'e çok teşekkür ederim. Geri dönüşleri çok nazik ve son derece ilgili oldu. Tam da markadan beklediğim bir davranış.

Bu postu yazmışken en sevdiğim Dr. Oetker pudinginin ne olduğunu söylemeden de geçmeyeyim. Çikolatalı - Portakal Kabuklu Gourmet Puding'e ba-yı-lı-yo-rum. Küçükken annem çikolatalı pudinge portakal rendelerdi ondan olabilir. Çikolata ve portakal sevenler için nefis bir tat, tavsiye ederim. Pastaban kullandığımda krema ve dolgu malzemesi yerine sırf bu pudingi kullanıyorum, hafif ve leziz oluyor. Kaseye yaparkense kasenin içine iki tane eti kurabi bisküvisinden kırıyorum, ayıla bayıla yiyoruz :)