31 Aralık 2011 Cumartesi

pembe yıllar...

"Bu sene yeni yıla pembe girmeye karar verdim" dedim,
"Sen hep pembesin Pinkishko" dedi.

Ama ben yeni yıla hep kırmızı yılbaşı kazağımla, geyik boynuzu tacımla girerdim.
Bu sene uçuk pembe kazağımla ve tavşan tacımla girmeye karar verdim, toz pembe bir yıl olsun diye. 
Ben bunu neden daha önce düşünemedim :)



{Bu arada yanaklarıma bir ağrı girdi, hayırdır inşallah... Senenin son problemi olsun.}

Sizin de yeni yılınız toz pembe olsun, kalbinizden geçen her güzellik sizi bulsun. 
İşiniz gücünüz hep rast gitsin,
Şeridiniz hep açık, şansınız bol olsun.

{hihihihihiii ay çok güldüm. Yanağımın ağrısının sebebini annem buldu, problem meğer tavşan tacıymış, kafamı sıkıştırmış. Tavşan olmak zormuş arkidişler :) Neyse şimdi çıkarayım da, 12'ye 5 kala tekrar takarım}

Yanaklarınıza ve karnınıza ağrılar girsin ama gülmekten :)
Huzurunuz, keyfiniz ve en önemlisi sağlığınız sonsuz olsun.
Mutlu, mutlu ve çooook mutlu bir yıl dilerim hepinize.
Yeni yılınız kutlu olsun!
Kocaman sevgilerimle...
♥♥♥



25 Aralık 2011 Pazar

pazar kıpırdaşması bununla olsun...



Hadi bakalım oturmaya mı geldik. Hem izleyelim hem de biraz kültür fizik hareketleri yapalım.

Sonra şunu da mutlaka izleyelim, çok hoş olmuş.

Güzel pazarlaar...

24 Aralık 2011 Cumartesi

yeni yıla bir hafta kala...

Yağmur geldi, 
soğuk rüzgarlar geldi,
sıcak çaylar geldi,


Kutup ayıları ziyarete geldi.
Noel Baba da bacadan girerse tam olacak.


Gelirken güzellikler getirsin, hayallerimizi getirsin, sağlık getirsin, mutluluk getirsin. 
Olmadı ben gider Demre'den alırım. 
Grönland, kuzey kutbu hikaye...  Antalyalıdır, hemşehrimizdir tonton Noel Baba ;) 

15 Aralık 2011 Perşembe

kuş diyor başka bir şey demiyor...

Kuşları çok seviyorum, kuşlu bir şey gördüğümde dayanamıyorum.

Bu cüzdanın kumaşını Haziran ayında  Pofişimle birlikte Ankara'da gezerken almıştım  (^_^*)  Kumaş görünce aklıma ilk önce cüzdan dikmek geldiğinden bunu da bir cüzdana dönüştürdüm yine ellerimle. {Bi makine alamadık}


İç astarını sarı kalplerden yaptım. Bu sefer evi aradım taradım elyaf buldum, daha kabarık oldu.


Bakışa bak bakışa...


Küçüklüğümden beri evimiz hiç kuşsuz olmadı, muhabbet, güvercin ve saka besledim. Ve yeri gelmişken buradan bana kuş almak isteyen şanslı kişiye hayalimdeki kuşları söyleyeyim :)

Hayalimdeki ilk kuş Gouldian Finch (Gökkuşağı İspinozu). Seneler önce bir alışveriş merkezinin bahar şenliğinde gördüğümde vurulmuştum bu kuşa. Filmlerdeki gibi seneler sonra yine karşılaşınca adını, öğrendim.



Sonra bir Black-capped Chickadee (Karakafalı baştankara) 'ye de hayır demem, bağrıma basarım. ihihihii....




Bir de seyretmekten çok keyif aldığım son derece girişken Ankara güvercinleri var ;)


Cik cik cik cik....

14 Aralık 2011 Çarşamba

durum raporu...


Uykucu Pinky artık erkenden kalkıyor, öğrenciliğe tam gaz devam...

Geçen sabah güneşli bir güne uyandığımda karşıdaki binaların arasında deresinde bir dağ gözüme çarptı. Gece yağmur yağmıştı, sabah yağmurdan geriye bulutlar, kar ve güzel bir manzara kalmış. Saklıkent'e biraz kar birikmiş, haftasonu ailecek bir gezi düşünüyoruz. 9 sene oldu Saklıkent'e çıkmayalı, kara basmayalı, kar topu oynamayalı.

 Narin Pinky yine hasta, olumlamalara tam gaz devam...

İşte kışı bu yüzden daha az seviyorum. Soğuk hava ağzımdan, burnumdan, kulağımdan girince, bir de bol öğrencili, aksırıklı tıksırıklı sınıflarda nefes alıp verince hemen şifayı kapıveriyorum. Sesim öksürmekten gitti, artık borazan kıvamında. Göğsüm ağrıyor, karın kaslarım ağrıyor, hep öksürmekten. Dinleniyorum, geçecek... 


11 Aralık 2011 Pazar

günlerden bir gün seçtim...

Geçen Ramazan bayramıydı. 
O bunaltıcı sıcaklardan sonra bayram sabahı yağmur bize serinletici sürpriz yapmıştı. 
Kahvaltı ve bayramlaşmadan sonra deniz kenarına gitmiştik sevgiliyle yanımıza annemin bayram tatlısı kalburabastıyı da alıp.
Bayram sabahıydı ama tatilciler denizdeydi. 


Pepsi sevmem, artık zaten kolanın kendisini sevmem. İçmeyeli uzun zaman oldu, tadını unuttum. 
Garson buzlu çayımın yanında bu bardağı getirince, işin içine bayram da karışınca çocukluğuma gitmiştim, taa Ptt kampına, Lara'ya. 
O an kolanın tadını da hatırladım birden. Cam şişede kola daha güzeldi diye düşündüm.
Denize girenlere baktık, bayram telefonlarını açtık. Sonra kalktık Düden'e gittik. Böyle sulu bir gündü... 
Fotoğrafı görünce o güne gittim.
Yaz çabuk gelsin.
Mutlu bir pazar olsun blogcanlarım...

5 Aralık 2011 Pazartesi

yeni yıl coşkusundaki ilk durumları öğrenmek için Pinky'e bağlanıyoruz...

Aralık ayına güzel bir giriş yaptık. 
İçimiz gerek havadan, gerekse değişen ambiyanstan ısınmış durumda.


Bizim haneye her şeyin ginger kokulusu, tarçın kokulusu geldi. 

Ortalığı ve kendimizi mis gibi kokuttuk.

Tarçınlı sütümüz ve kurabiyelerimiz de midemizde.

Yani her şey yolunda merkez,

bekliyoruz.