25 Ocak 2012 Çarşamba

hakkımda 7 şey...

Yıldızım Kelebeğim beni uzun zaman önce mimlemişti. Ben tabi bir süre düşündüm ve nihayet düşünmelerimin sonuna geldim. Buyrunuz efendim...


1) Bazen rüya aleminde gibi hareket ederim. Her zaman değil tabi ya mutluluktan ya da telaştan böyle olurum. Bazen güldürmek için bilinçli yaptığım saftiriklikler de olur, bana "sus Aysu" desinler isterim :)

2) Sokakta kuşlarla, kedilerle, köpeklerle konuşurum, mutlaka hal hatır ederim.

3) Yeni bir huy edindim, sesli düşünüyorum. Kötü şeyler söylemiyorum ama kendime sesli komutlar vermemeliyim bence "hadi gidelim Pinky" gibi, garip duruyor :)

4) İmaları, laf çarpmaları hiç anlamam. Anlarsam da aylar sonra falan aklıma gelir de düşünürsem beelki anlarım. {jeton köşeli biraz} 

5) Alışveriş poşetlerini her seferinde düzgünce katlarım. Yediğim abur cuburun ambalajlarını düzgünce açar, sonra işim bitince ip gibi uzun uzun katlar bir de düğüm atarım. Çocukken bunu ilk yaptığımda çöpte buruşturulup atılanlara göre daha az yer kaplasın diye yapmıştım, aman ne büyük bir çözümmüş, çocuk aklı işte :) Ama hala vazgeçemiyorum bu alışkanlıktan.

6) Tabaktaki cipslerin, çerezlerin  ve bisküvilerin hep kırılmış, diğerlerine göre şekli bozulmuş olanlarını yerim. Sonradan farkettim sanırım düzgün olanlarının tabakta düzgün düzgün durması beni mutlu ediyor. Nizam takıntım var galiba. Sokakta da çizgilere basmadan yürümeye çalışırım, nereden bildiniz?

7) Küçükken biraz saftiriktim. 1. maddeye göre hala devam ediyor ama neyse... Efendim bir gün ben yine küçükken Arena programının reklamını izlerken "kemerlerinizi sıkı bağlayın, inanamayacaksınız..." sözünü duyunca, üst komşumuzun kızını da balkonda görünce seslenmiştim "Ayşee Arena'yı izlerken kemerini sıkı bağla diye" , kız da beni dinlemiş, kemerini bağlayıp programı izlemiş :) Ben mi? İzlemeden uyumuşum. Ertesi gün kız bana "Kemerimi sonuna kadar sıktım, izledim ama hiçbir şey olmadı Pinky" dedi. :)) Sonradan anladık ki mecaz anlam diye birşey varmış.

Böyle bir Pinky'yim işte ben.


10 Ocak 2012 Salı

ciciler, biciler, pisiler...


Google aramalarında biri beni "yeni oysho pijamalarım" diye arayıp bulunca bari yenileri paylaşayım dedim. Bu sezonki şekerler bunlar; biri pisili, biri Hello Kitty'li, yani ikisi de pisipisili. Gittiğim gün şansıma indirime girdiği gündü, henüz her şey derli topluydu, her şey kavanozların üzerinde yazdığı gibi "ilk açan siz olun" tadındaydı :)  

Ama mesela aynı şeyi Massimo Dutti için söyleyemeyeceğim. Her şey yerlerdeydi, kocaman giysi dağları vardı, tam bir pazar yeriydi. Arkama bakmadan kaçtım desem yeridir. 

İndirim çılgınlığı başladığına ve indirimin ilk günü hengamesini de atlattığımıza göre avmlere haftasonu gitmek yasak olsun bize.




9 Ocak 2012 Pazartesi

havadan sudan...

Bu hafta sonu kuzenimin hayırlı bir işi için Isparta yollarına düştük. Gündüz giderken yağmurla fırtınayla gittik, gece dönerken karla geldik. Gideceğimiz yere yaklaşırken gece buralara kar yağabileceğinin mesajını almış olmalıydık ama dağlardaki kara, manzaranın güzelliğine bakıp anlayamamışız. 


Dönüşte tüm yol karlı değildi, iki yerde kara yakalandık. Ama ne kar, lapa lapa, hipnotize edici, tek bir noktadan çıkar gibi. Yoksa kar hep öyle mi yağar, bilemedim ben kar fakiri :) İşte böyle bir sevinçle, mutlulukla, şaşkınlıkla ve pür dikkat bir şekilde evimizin yolunu bulduk.


Aslında bu gittiğimiz yere baharda kiraz ağaçları çiçek açmışken veya yazın kirazlar toplanırken de gitmek lazım. Burada toplanan kirazlar hep dışarıya ihraç ediliyor, iyi kalite, kocaman kocaman, tatlı, sulu, hmmm...