30 Nisan 2012 Pazartesi

stresmiş, peh! sensin stres...


Bu ara neyimden dert yansam sebep olarak karşıma stres çıkıyor. Halbuki benim dallarımda hep pembe çiçekler açıyor. 


Garip olan kendimi hiç stresli hissetmemem. Sanırım ben de gizli stres var, hani şu gizli şeker gibi. Stres yüklemesi yapıp ölçüyorlar ve hoop stres var sen de ondan bu diyorlar. Bir KBB'cı da boynumun kaskatı olduğu bir esnada "işe gir geçer" dedi, şaka gibi. Tam şu anda KPSS'yi filan bir kenara bırakıp işe gireyim,olur. Ben ne için uğraşıyorum acabaağ? Bu sadece bir sorun tabi ki Allah beterinden korusun ama işte bu bütün gün kamyon çarpmış gibi sersem sersem yatmama engel olmuyor. Bir de çarptığım kapıların çerçeveleri var o konuya hiç girmeyeyim.

Öyle işte gizli stres, çağın hastalığı, diğer her şeyin sebebi. Az biraz meditasyon yapalım, geçer.

28 Nisan 2012 Cumartesi

silgi, kağıt, makas...

Taş kağıt makas değil bu oyunumun adı, silgi, kağıt, makas.

Üstünün kağıdı soyulan ve gözümün önünde durduğu halde sürekli kaybettiğim arap bacı silgime önce bir reflektör taktım, yani şu fosforlu post-itlerden. Baktım içime sinmedi iki ders bir test arası kağıt, makas bir de koli bandını kaptığım gibi giydirdim silgimi. Umarım çok fazla hata yapıp kullanmam da böyle kalır. Matematikçi kızıyor zaten hacı şakir sabunu gibi silgi alanlara ^^ Haklı, baştan hata yapmaya kendini adamış öğrenciye ben de kızardım.


***Fotoğraflardaki fiyonk sayısının 5 ile çarpımından elde edilen sayının kare köküne  x dersek, x üzeri sonsuz tane sevgiler...

7 Nisan 2012 Cumartesi

çiçek...

Damnoşkamın "unutulmuş buralar" yorumuyla bi silkelendim kendime geldim, unutmadım ben seni blogum. Biraz dersten, koşturmadan, biraz da kendimi daha iyi hissetmek istememden süründürüyordum bu postu kaç gündür.Yoksa herkesi çok özledim, blogumu çok özledim. Yorumlarıma bile cevap veremedim malesef. Anlarsın sen beni anlarsın, anlayışlısın. Ama işte geldim buradayım ^^

Ben seninle ilgilenemezken bahar geldi, doğa uyandı, dallar filizlendi, çiçekler açtı, balkonum çiçeklendi, ben çiçek ekmek yaptıım. Ben bu sene daha çok mutfağa girer oldum. Yemek için değil canım. Pasta, tatlı, kurabiye yapmak varken, ilahi :)

Bir de ekmek denemeleri var tabi. Yulaf ekmeğini çok severim. Ee o zaman kendim neden yapmayayım dedim ve şundan yararlanaraktan çiçek ekmeğimi yaptım. Şu anda aklımdaki şey ise kuş yemi gibi olan ama severek tükettiğim probiyotik müsliyi kullanarak şu kurabiyelerden yapmak ve evdekilere de yedirebilmek :)



{Sutera}

{Geçen bahar tohumunu ektiğim, çiçeğini bu bahar açıp beni sevindiren Morning Glory}

Bu mis kokulu bahar hepinize güzellikler getirsin, neşe getirsin, içinizde çiçekler açsın, kış uçsun gitsin.

Mutlu bir bahar dilerim blogcanlarım. 

Son olarak buradayım, her şey yolunda ;)


****Blogu o kadar unutmuşum ki ya da görünüm değiştiğinden de olabilir ben Damnoşkam ve Ozax'dan gelen iki yorumu tam yayınlayacakken elim sağa kaydı ve sil'e bastım :( Çok yanlışlıkla oldu, çok üzüldüm. Çok çok pardon kızlar.